Diyarbakır Cezaevi kültür ve sanat adası oluyor

Haber gorseli

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Diyarbakır Anı Müzesi ve Kültür Merkezi’nde yürütülen çalışmaları yerinde inceledi.

Ersoy’un ziyaretine Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, AK Parti Diyarbakır İl Başkanı Hamit Sümer ile MHP Diyarbakır İl Başkanı Miktat Arslan da eşlik etti.

DEMOKRASİNİN ÖNEMİNİ GELECEK NESİLLERE AKTARACAK BİR NOKTA OLUŞTURULUYOR

Bakan Ersoy, yaptığı değerlendirmede, projenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Temmuz 2021’de Diyarbakır ziyareti sırasında, yapının hafıza müzesi ve kültürel merkeze dönüştürülmesi yönündeki açıklamasıyla başladığını belirtti.

80 darbesi sonrasında cunta yönetiminin demokrasiyi askıya almasının toplum üzerindeki olumsuz etkilerinin yeni nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken Ersoy, bu yapının demokrasinin ülkeleri ve toplumları nasıl geliştirdiğini anlatacak tarihî bir merkez olarak kurgulandığını söyledi.

Ersoy, “İnsan haklarının askıya alındığı, demokrasinin olmadığı cunta dönemlerinin- sadece bizim ülkemiz için geçerli değil birçok ülkede bu oldu- olumsuzluklarının da anlatılacağı, vatandaşın eğitilebileceği bir nokta olarak hayata geçirilmesi kararı alınıyor.” ifadelerini kullandı.

MÜLKİYET DEVRİNDEN RESTORASYONA TÜM SÜREÇ ADIM ADIM TAMAMLANDI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamasının ardından Adalet Bakanlığının hükümlülerin diğer infaz kurumlarına nakil sürecini tamamladığını anlatan Ersoy, Ekim 2022’de düzenlenen törenle yapının kapısına sembolik olarak kilit vurulduğunu ve mülkiyetin Adalet Bakanlığından Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildiğini hatırlattı.

Bakanlık olarak 2022 yılı sonunda alanı birinci derece tescilli korunacak yapı ilan ettiklerini belirten Ersoy, kurul tarafından hazırlanan restorasyon ve rölöve projelerinin onaylanmasının ardından 2024’te inşaat çalışmalarına başlandığını ifade etti.

Ersoy, 2025 yılında korunacak yapıların güçlendirme çalışmalarının tamamlandığını kaydederek sonradan yapılan eklentilerin kaldırıldığını, çatı, elektrik ve mekanik düzenlemelerinin tamamlandığını, artık son aşamada teşhir ve tanzim çalışmalarına geçildiğini söyledi.

DÖNEM TANIKLARI VE AKADEMİSYENLERLE HAZIRLANDI

Anı Müzesi’nin konseptinin oluşturulması sürecinde geniş kapsamlı bir danışma kurulu oluşturulduğunu ifade eden Ersoy, kurulun dönem tanıkları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, tarihçiler, akademisyenler ve arşivlerden yararlanarak çalıştığını söyledi.

Ayrıca, o dönemde cezaevinde bulunmuş kadın ve erkek mahkûmlarla düzenli saha toplantıları gerçekleştirildiğini belirten Ersoy, elde edilen tespitlerle projeye son şeklinin verildiğini dile getirdi.

HAFIZA MÜZESİNDEN KÜTÜPHANEYE TİYATRODAN AÇIK HAVA ETKİNLİKLERİNE

Bakan Ersoy, ilk üç bloğun Hafıza Müzesi ve çok amaçlı sergi salonu olarak kullanılacağını, diğer iki blokta ise büyük bir kütüphanenin yer alacağını söyledi.

47 dönümlük alan üzerinde yükselen projede 18 bin 500 metrekarelik bölümün hafıza müzesi ve kütüphane olarak değerlendirileceğini belirten Ersoy, küçük bir kafeteryanın da yer alacağını, geçmişte spor salonu olarak kullanılan alanın ise 520 kişilik çok amaçlı salon olarak tiyatro ve güzel sanatlar etkinliklerine hizmet vereceğini ifade etti.

Dış alanlarda kapsamlı peyzaj düzenlemeleri yapıldığını belirten Ersoy, açık hava etkinliklerine de imkân sağlayacak şekilde planlanan merkezin tamamlandığında yalnızca bir hafıza müzesi olmayacağını vurguladı.

Bakan Ersoy şunları kaydetti: “Proje tamamlandığı zaman 24 saat yaşayan sadece Hafıza Müzesi olarak değil; bir bilim yuvası olarak da kullanılacak olan ve aynı zamanda hem açık hava hem kapalı alan etkinliklerine de yer verilecek çok amaçlı bir kültürel merkez halinde, başta Diyarbakırlılarımız olmak üzere vatandaşlarımızın kullanımına açılmış olacak.”

HEDEF 2027’NİN İLK YARISI

Çalışmalarda son aşamaya gelindiğini belirten Bakan Ersoy, elektrik ve mekanik düzenlemelere son şeklinin verildiğini, teşhir ve tanzim çalışmalarının tamamlanmasının ardından merkezin muhtemelen 2027’nin ilk yarısında hizmete açılacağını açıkladı.

Bu tür yapıların tarihin korunması ve tarihten ders çıkarılarak bilginin gelecek nesillere aktarılması açısından çok önemli olduğunu vurgulayan Ersoy, yapının yalnızca geçmişi anlatan bir müze olmayacağını söyledi.

Ersoy şöyle devam etti: “O zaman saklanan, üstü örtülmüş olan gerçekliklerin yeni nesil tarafından farkındalığının oluşması, anlaşılmasının sağlanması ve gelecekte bu olumsuzluklara karşı dik durulmasını sağlayan eğitim yuvaları olarak görüyoruz. O dönemde mağdur olmuş insanlara, mağduriyetlerini giderecek bir hafıza müzesi yani unutulmadıklarını gösterecek bir hafıza müzesi oluşturmuş oluyoruz.”

Ersoy, merkezin aynı zamanda şehrin ihtiyaçlarını karşılayan bir kültür merkezine dönüşeceğini belirterek “O zamanki yanlışların nasıl iyiliğe dönüştürüldüğünü ve nasıl iyi amaçlarla kullanıldığını anlatan bir merkez olması açısından da önemli buluyorum.” dedi.

ENSARİOĞLU: “HEM ANILARI YAŞATACAK HEM DEMOKRASİNİN KIYMETİNİ ANLATACAK”

AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu da Diyarbakır halkının uzun süredir cezaevinin müzeye dönüştürülmesi talebini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilettiklerini belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyarbakır ziyaretinde talimat verdiğini, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un da projeyi hızlı şekilde hayata geçirdiğini söyledi.

Kendisinin de yaklaşık kırk yıl önce bu cezaevinde kaldığını hatırlatan Ensarioğlu, yapılan çalışmaları yerinde gördüğünü belirterek yapının aslına uygun şekilde dönüştürüldüğünü ifade etti.

Ensarioğlu, merkezin bir yandan darbe dönemlerinin ülkeye ve millete verdiği zararları anlatacak bir anı müzesi olacağını, diğer yandan sergi salonları, tiyatro ve konferans salonları, kütüphaneleri, kafeteryası ve sosyal alanlarıyla Diyarbakır’ın önemli bir kültür merkezine dönüşeceğini söyledi.

Ensarioğlu, merkezin Diyarbakır halkının hizmetine sunulacağını belirterek yaşanan acılardan ders çıkarılarak demokrasinin kıymetinin daha iyi anlaşılacağına ve birlikte daha güzel yarınların inşa edileceğine inandığını dile getirdi.

yok

Author: Fatma Çelik