Hükümet, iş gücü piyasasının güncel ihtiyaçlarını ve değişen ekonomik dinamikleri dikkate alan yeni bir asgari ücret modeli üzerinde çalışmalara başladı.
Masadaki yeni formülle birlikte, iller arasındaki yaşam maliyeti farkları ile sektörlerin yapısına göre değişkenlik gösterecek esnek bir ücret düzenlemesinin hayata geçirilmesi hedefleniyor.
Türkiye’de mevcut durumda tek tip olarak uygulanan ulusal asgari ücret sisteminin dönüştürülmesi amacıyla ekonomi yönetimi ve ilgili bakanlıklar harekete geçti.
Türkiye Gazetesi’nin edindiği bilgiye göre; özellikle sanayi ve hizmet sektörlerinin farklılaşan iş gücü maliyetleri ile büyükşehirler ve Anadolu kentleri arasındaki belirgin yaşam maliyeti uçurumları yeni modelin ana omurgasını oluşturuyor.
Hazırlıkları süren yeni modelde, hem çalışanların alım gücünün korunması hem de işveren tarafında üretim ve istihdam dengesinin muhafaza edilmesi temel öncelik olarak öne çıkıyor.
Hükümet kaynakları, düzenlemenin olgunlaşma sürecinde sosyal tarafların görüşlerinin alınacağını, çalışanların herhangi bir hak kaybına uğramaması için koruyucu mekanizmaların devreye sokulacağını vurguluyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen teknik analizlerin tamamlanmasının ardından, ilgili kamu kurumlarının değerlendirmeleri doğrultusunda nihai kararın verilmesi bekleniyor.
Türkiye’nin gündemine giren bölgesel ve sektörel asgari ücret modelleri, halihazırda dünyanın önde gelen birçok ekonomisinde aktif olarak uygulanıyor. Hazırlık sürecinde uluslararası uygulamalar da mercek altına alındı.
Bölgesel model yürüten ülkelerden Amerika Birleşik Devletleri’nde ulusal düzeyde tanımlanan bir Federal Asgari Ücret bulunsa da eyaletler ve yerel yönetimler kendi yaşam standartlarına göre daha yüksek asgari ücret belirleyebiliyor.
Kanada’da Ontario, British Columbia ve Alberta gibi eyaletlerde yerel ekonomik koşullar çerçevesinde farklı taban ücretler uygulanırken, Japonya’da asgari ücret tek merkezden değil, ülkedeki 47 idari birimin her biri için ayrı ayrı hesaplanıyor.
Başkent Tokyo en yüksek dilimde yer alırken kırsal bölgelerde rakamlar değişkenlik gösteriyor. Çin ve Hindistan’da ise eyaletlerin gelişmişlik düzeyleri ile şehirlerin pahalılık endeksleri dikkate alınarak kademeli ücret skalaları uygulanıyor.
Sektörel taban ücret belirleyen ülkeler incelendiğinde ise Almanya’da ülke genelinde uygulanan yasal asgari ücretin yanı sıra toplu iş sözleşmeleri vasıtasıyla riskli veya yüksek uzmanlık gerektiren sektörlerde daha yüksek taban ücretler belirlenebildiği görülüyor.
İtalya ve Avusturya’da tek bir yasal genel asgari ücret yerine tüm çalışma hayatı doğrudan sektör bazlı toplu iş sözleşmeleriyle şekillenirken, Belçika’da ise ulusal taban ücret güvence altında tutulurken kritik iş kollarında sektörel sözleşmelerle bu seviyenin üzerine çıkılabiliyor.
