İslamabad’da gerçekleşen ve yaklaşık 21 saat süren müzakereler, İran ve ABD heyetleri arasında sonuçsuz kaldı. Pakistan’ın arabuluculuğunda yapılan bu görüşmelerde, her iki tarafın da kırmızı çizgilerini koruması nedeniyle ciddi bir tıkanıklık yaşandı. Şimdi, müzakerelerin akıbeti ve olası gelişmeler hakkında belirsizlik sürüyor.
ABD ve İran, 11 yıl aradan sonra Pakistan’ın başkenti İslamabad’da bir araya geldi. Ancak, 40 gün süren savaşın sona ermesi amacıyla gerçekleşen bu müzakerelerden herhangi bir anlaşma çıkmadı. Başlangıçta olumlu bir atmosferde ilerlediği söylenen görüşmeler, üç temel konuda anlaşmazlık yaşanması nedeniyle çıkmaza girdi.
Toplantının başında, ABD heyetinin lideri JD Vance, esnek ve iyi niyetle müzakere masasına oturduklarını ifade ederken; İran heyetinin lideri Muhammed Kalibaf, ABD’nin güven kazanma çabalarının yetersiz olduğunu öne sürdü. Vance, İran’a sundukları “son teklif belgesi” ile müzakere kapısının tamamen kapanmadığını da vurguladı.
Görüşmelerin içinde neler yaşandığına dair bilgiler ise, yüzeyde sakin geçen bir ortamın ardından kapalı kapılar ardında gerilimli anların yaşandığını ortaya koyuyor. Her iki taraf da kendi kamuoylarına hitap etmeye çalıştı. Görüşmelerin teknik düzeye geçmesi, başlangıçta bir ilerleme kaydedildiğini gösterse de, kırmızı çizgiler konusundaki farklılıklar aşılamadı.
Görüşmelerin tıkandığı noktalar arasında; Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’ın yaklaşık 400 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumunun durumu ve yurtdışında dondurulmuş 27 milyar dolarlık gelirin serbest bırakılması yer aldı. ABD, Hürmüz Boğazı’nın derhal açılmasını talep ederken, İran bu talebe “nihai anlaşmadan sonra” yanıtını verdi. Ayrıca, İran hava saldırılarından kaynaklanan zararlar için tazminat talep etti fakat bu isteği Washington tarafından reddedildi. Zenginleştirilmiş uranyum konusundaki tartışmalar da uzlaşıya varılmadan devam etti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları, müzakerelerin temel konusunun “nükleer” mesele olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Trump, İran’ın nükleer hırslarından vazgeçmeye niyetli olmadığını vurgularken, diğer maddelerin bu konu karşısında önemsiz olduğunu belirtti.
Görüşmelerin ardından düzenlenen basın toplantısında JD Vance, “21 saat görüştük ama anlaşmaya varamadık,” diyerek durumu özetledi. İran tarafı ise, ABD’nin kendi şartlarını dikte ettiğini savundu. İran’ın eski Dışişleri Bakanı Cevad Zarif de, ABD’nin bu yaklaşımını eleştirerek, “İran’a şart dikte edemezsiniz,” ifadesini kullandı.
Gelecek adımlar belirsizliğini korurken, Amerikan CNN’de yer alan bir analizde, Vance’in “son teklifimizi bıraktık” sözleri, müzakerelerin artık tamamen İran’ın inisiyatifine bağlı olduğunu gösteriyor. New York Times ise, İran’ın pozisyonunu değiştirmesi gerektiği yorumunu yaptı. Bu gelişmeler, ilerleyen günlerde uluslararası ilişkilerin nasıl şekilleneceği konusunda önemli bir etki yaratabilir.


