Cibuti ve Benin Seçimleri: Afrika’da İstikrar ve Demokrasi Arasındaki Denge

Cibuti ve Benin’de gerçekleştirilen seçimler, Afrika’nın siyasi geleceği açısından büyük önem taşıyor. Doğu Afrika’da yer alan Cibuti, 10 Nisan 2026 tarihinde, Batı Afrika’daki Benin ise 12 Nisan 2026 tarihinde sandık başına gitti. Uzun yıllardır iktidarda bulunan Cumhurbaşkanı İsmail Omar Guelleh, muhalefet partilerinin çoğunun boykot ettiği seçimlerde, parlamentoda temsil edilmeyen Birleşik Demokratik Merkez Partisi’nin adayı Mohamed Farah Samatar’a karşı yarıştı ve oyların yaklaşık %98’ini alarak yeniden seçildi. Bu seçim sonuçları, Cibuti’nin stratejik konumu nedeniyle Kızıldeniz’in güvenliği açısından kritik bir öneme sahip.

Benin’de ise güvenlik durumunun giderek kötüleşmesi ve muhalefete yönelik baskıların artması, ocak ayında yapılan parlamento seçimlerinin ardından yeni bir cumhurbaşkanı seçme gerekliliğini doğurdu. Mevcut Cumhurbaşkanı Patrice Talon’un üçüncü dönem için aday olmayacağını açıklaması, siyasi geçiş açısından önemli bir gelişme olarak yorumlanırken, halef olarak belirlediği Romuald Wadagni’ye karşı muhalefetin tek adayı Paul Hounkpe oldu.

Cibuti’de Seçimlerin Anlamı Nedir? Cibuti Parlamentosu, 2010 yılında Cumhurbaşkanı Guelleh’in iki dönemlik görev süresinin sonlarına yaklaşırken, cumhurbaşkanlığı dönem sınırlamalarını içeren bir anayasa değişikliği yaptı. Ekim 2025’te ise Guelleh’in beşinci döneminin sona ermesine kısa bir süre kala, cumhurbaşkanı adayları için belirlenen 75 yaş sınırı kaldırıldı. Bu değişiklik, Guelleh’in altıncı dönem için yeniden aday olmasına olanak tanırken, iktidardaki İlerleme için Halkın Partisi, bu adımı istikrarsız bir bölgede istikrarı korumak açısından gerekli bir hamle olarak savundu. Cibuti’nin yaklaşık yarım asırdır aynı aile tarafından yönetilmesi, Afrika’daki birçok ülkede de benzer örneklerin bulunduğunu gösteriyor.

Nüfusu yaklaşık bir milyon olan Cibuti, Kızıldeniz’in girişinde yer alarak stratejik bir konumda bulunuyor. Ülke, Fransa’nın Afrika’daki en büyük askeri üssü, Japonya’nın yurtdışındaki tek askeri üssü ve ABD’nin Afrika’daki tek kalıcı üssü Camp Lemonier’e ev sahipliği yapıyor. Ayrıca, Suudi Arabistan 2025’te Tadjourah Limanı’nın işletilmesiyle ilgili 30 yıllık bir anlaşma imzalayarak ülkede bir üs açma planları yapıyor. Cibuti’nin Aden Körfezi ile Kızıldeniz arasında stratejik bir konumda bulunması, ona benzersiz bir jeopolitik önem kazandırıyor. Bu durum, uluslararası eleştirilerin etkisini azaltırken, siyasi elitlerin bu avantajları iktidarlarını sürdürmek için kullanmaları da dikkat çekiyor.

Benin’deki Seçimler, Batı Afrika’nın Geleceğini Belirleyebilir Benin’deki başkanlık seçimleri, Aralık 2025’te Yarbay Pascal Tigri liderliğindeki bir grup askerin, DEAŞ ve El Kaide bağlantılı terör örgütlerinin saldırıları yüzünden ülkedeki güvenlik durumunun kötüleştiğini ve hükümetin bu tehdide yetersiz kaldığını öne sürerek darbe girişiminde bulunduğu bir dönemde gerçekleşti. Bu güvenlik sorunları, seçimlerin önemini daha da artırıyor ve Benin’in siyasi istikrarı, sadece ülke için değil, tüm Batı Afrika için kritik bir hale geliyor.