Petrol fiyatlarında yaşanan gerileme, küresel ekonomik dinamikleri derinden etkilemeye devam ediyor. ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğine izin verilmesi ve İran’a yönelik saldırıların durdurulması şartıyla iki hafta sürecek bir ateşkesin kabul edilmesiyle, 9 Nisan 2026 tarihinde önemli bir gelişme yaşandı. 28 Şubat’ta patlak veren savaş, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla dünyadaki petrol tedarikinin beşte birinin tehlikeye girmesiyle doruk noktasına ulaşmıştı.
Ateşkes ilanının ardından, küresel petrol fiyatlarında ciddi bir düşüş gözlemlendi. Ham petrol fiyatları %17,75 oranında azalarak 92,90 dolara, Brent petrol ise %15,9 oranında düşerek 92,30 dolara geriledi. Savaş öncesi dönemde, Trump’ın “Tüm bir uygarlık bu gece yok olacak” tehdidinin ardından petrol fiyatları 112 dolara kadar yükselmişti. Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması beklentisiyle fiyatlar hızla düştü. Ayrıca altın fiyatları “güvenli liman” talebiyle %3,02 artarak 4.826,37 dolara çıktı. Avrupa’da doğal gaz fiyatları da yaklaşık %20’lik düşüşle 43 euro seviyesinin altına geriledi.
Savaşın öncesinde fiyatlar daha düşük seviyelerdeydi; örneğin, Brent petrolün varil fiyatı 27 Şubat’ta 72,48 dolardan kapanmıştı. Hürmüz Boğazı’nın güvenli geçişlere açılacağına dair açıklamalar, fiyatlardaki düşüşü tetikleyen en önemli etken oldu. Bu kritik boğaz, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin yaklaşık %20’sini gerçekleştirmekte, kapanması durumunda günlük yaklaşık 14 milyon varillik petrol arzının kaybına yol açmakta. Normalde günlük 150 gemi geçiş yapan boğazda, savaş sonrası bu sayı 5’e kadar düşmüştü.
Nisan ayı itibarıyla, global piyasalardaki dalgalanmalar ve enerji fiyatlarındaki artış, Türkiye’de akaryakıt ve genel enerji maliyetlerini yükseltti. 4 Nisan itibarıyla elektrik ve doğal gaz fiyatlarına ortalama %25 oranında zam yapılırken, doğal gazda kademeli fiyatlandırma sistemine geçildi. BOTAŞ, sanayi tüketicileri için doğal gaz fiyatlarını ortalama %18,6, elektrik üretim santralleri için ise %19,4 oranında artırdı. Bu zamlar, nisan ayı enflasyonunu yaklaşık 0,59 puan artıracak. Enerji maliyetlerindeki artışın, üretim ve hizmet fiyatları üzerinde dolaylı etkiler yaratacağı da vurgulanıyor.
Prof. Dr. Serap Durusoy, askeri planların nasıl şekilleneceği ve 10 Nisan’da Pakistan’da başlayacak müzakerelerin kalıcı barışın sağlanıp sağlanamayacağı açısından kritik olduğunu belirtti. Durusoy, “Dünya ekonomisi kaos ortamına sürüklenirken, Türkiye enerjideki bağımlılığı nedeniyle bu savaştan doğrudan etkileniyor. Akaryakıt zamları gıda fiyatlarını artırarak dar gelirlinin geçinme mücadelesini zorlaştıracak,” dedi. Ayrıca, “Türkiye’nin savaş öncesinde yaşadığı makroekonomik sorunlar, bu yeni durumla birlikte daha da derinleşecek. Kalıcı bir barış sağlansa bile, bunun ekonomik etkilerinin hissedilmesi zaman alacak,” ifadelerini kullandı.